YARATININ SIFIR DERECESİ: YENİ DENEYSEL ETKİLEŞİMLER

Bir eserin ilhamını başka bir yapıttan, hatta disiplinden alması ne anlama gelir? Sanat dalları arasındaki geçirgenliğin sınırları nelerdir? Peki, bir metnin yaratım süreci nasıl gözlemlenir hâle getirilir? İşte 18 Şubat Cumartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz deneyi ortaya çıkaran düşünce silsilesi tam olarak bu sorular etrafında şekillendi. Metne yeni görme biçimleriyle yaklaşmamıza olanak verecek ve yaratıcılığa ilişkin yeni … Continue reading YARATININ SIFIR DERECESİ: YENİ DENEYSEL ETKİLEŞİMLER

Advertisements

CESET TİRYAKİSİ

Cenaze evinde çalışan arkadaşım Gizmo, arada bir mumyalanmış ölülerin saçlarını sarıp tüttürüyor. Koku rahatsız etmiyor onu, böyle felaket kokulara alışık. Birkaç dakika içtiğinde, cesetlerin zihinlerindeki hatıraların tıpkı bir film şeridi gibi kafasının içinden geçtiğini iddia ediyor. Çocukların saçlarını tüttürmüyormuş. “Bunu bir kere yaptım,” diyor, “ve iki gün boyunca bir köpeğin tekrar tekrar öldüğünü gördüm.” “Peki … Continue reading CESET TİRYAKİSİ

KULAK İÇİN KURGU

Edebiyat ve müziğin karşılıklı olarak birbirlerine çok şey borçlu olduğu tartışma götürmez. Müziğin hikâye içinde aktif yer tuttuğu örneklerle birlikte (Julio Cortazar’ın Sek Sek’inden Haruki Murakami’nin Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında başta olmak üzere neredeyse tüm diğer kitaplarına kadar) bir şarkıya ya da albüme ilham kaynaklığı etmiş onlarca edebi eser de bulunabilir. Bizler de medea olarak … Continue reading KULAK İÇİN KURGU

SÖYLEDİĞİMİ YAP, YAZDIĞIMI YAPMA!

Geçtiğimiz günlerde Ahmet Hamdi Tanpınar Müze Kütüphanesi’nde deneysel “oyuncu yazarlarla” bir araya geldik. Osmanlı döneminde Alay Köşkü olarak inşa edilen ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Güzel Sanatlar Birliği’nin kullanımına ayırılıp kısa süre sonra Tanpınar’ın kendisinin de sık sık yolunun düştüğü bir edebiyat merkezi halini alan bu binada 17 Aralık Cumartesi günü Kulaktan Kulağa Kurgu atölyesini düzenledik. … Continue reading SÖYLEDİĞİMİ YAP, YAZDIĞIMI YAPMA!

“SICAK KAFA” İÇİN BİR ABUKLAMA DENEMESİ

Düşüncenin uzay hali karanlık kaldığı sürece çimenler bir türlü kısalmaz. Rüzgarı hissetmemek için gemi üstüne gemi giyip üşüyorsunuz. O yüzden doğan köprülerin tenine rüzgar yerine kırağı batıyor. Köstebeklerin dikenleri ise ister inan ister inanma ama kırmızı. İsteyen tüylerini bile yalayabilir. Gömleğinin içine atlet giymediğin zamanlarda bizi daha iyi anlayabilirsin. İçinden rüzgar geçecek çünkü ve bunu … Continue reading “SICAK KAFA” İÇİN BİR ABUKLAMA DENEMESİ

“ÇAY KAŞIKLARINIZI SORGULAYIN!”

Metin Deneyleri Alanı olarak üzerine deneyler yaptığımız temel unsurlardan birisi “ilham”. Bu unsurun nereden, neye göre ve ne zaman devreye girdiği, onu oluşturan koşulların nasıl sağlandığı, üzerine kafa yorduğumuz başlıca konular arasında yer alıyor. Yazarın uzun saatler boyunca masa başında çile çektiği bir yazım süreci imgesiyle kafalarda yer etmiş, klişelere konu bu unsurun nasıl aşılabileceği, … Continue reading “ÇAY KAŞIKLARINIZI SORGULAYIN!”

GAİPTEN SESLER

Şiir anlamla mı, yoksa sesle mi ilgilidir? Bu deneyde Muhammed Safa Yaşar, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığı İsveççe bir şiiri, yalnızca kelimelerin ses değerlerinin uyandırdığı his ve çağrışımlarla çeviriyor. Bu "çağrışım çevirisi", "gerçek" çeviriyle karşılaştırıldığında ise ortak konsept ve öğelerin yakalanmış olduğu görülüyor.   Der Underliga Havet Sällsamma fiskar glida i djupen, okända blommor lysa på … Continue reading GAİPTEN SESLER

DODİYARCA ŞARKILAR

Askılarında gerçeklik parıltılarının uzak rengine bürünmüş huzurun uyuduğu ahles göz kapaklarının köşesinde, beyazdan tütmüş sayfa kokusuna yakın yerlerde; ciddi, adımlarını ölçerek atan kürdan boyunda insanlarıyla oldukça mütevazı nüfuslu “Do” topluluğu yaşardı. Göğüslerini kabartan, şanı Fizan’ı sarmış kraliçelerinin omuzlarına, her bir telinde onlarca harfin kahkahalarla dünyaya gelip birleştiği, sevdalandığı, oynaşan bebekler edindiği güneş tozlu saçları dökülürdü. … Continue reading DODİYARCA ŞARKILAR

ÇİZGİ

…düşündü. Hayır. Bunu bilemez. Dikkatli biri değil. İfadelerine kolaylıkla anlam verememesi gerek. Ağır aksak adımlarımı ötekine uydurmayı başarmalıyım yeniden, devam: Garip bir ikilemde kalmanın şaşkınlığı ve bedenini kaplayan delice bir cesaretin yankısıyla bağırdı. Bu katı ve yüksekten bakan bir nidadan ziyade, ılımlı ve endişeli görünmek arasında bocalayan, yılların körüklediği, sağduyusu pekişmiş kollayıcı bir serzenişti… Hayır … Continue reading ÇİZGİ

DİVAN ŞAİRLERİNİN TERK EDİLME NEDENLERİ

Fuzuli: “Artık hayatımda daha pozitif birini istiyorum. İnsanın modunu düşürmekten başka bir şey yaptığın yok. İki senedir birlikteyiz, hâlâ benimle ilgili platonik şiirler yazıyorsun. Yani ilk birkaç ay güzeldi ama artık biraz tuhaf olmaya başladı. Ben böyle depresif bir birliktelik yaşamak istemiyorum.” Baki: “Çelişkilerle dolusun ve ben sanatının, ikimizin arasına girdiğini hissediyorum. Bir yandan ‘Şeyhülislam olacağım,’ … Continue reading DİVAN ŞAİRLERİNİN TERK EDİLME NEDENLERİ