DİVAN ŞAİRLERİNİN TERK EDİLME NEDENLERİ

Fuzuli:

“Artık hayatımda daha pozitif birini istiyorum. İnsanın modunu düşürmekten başka bir şey yaptığın yok. İki senedir birlikteyiz, hâlâ benimle ilgili platonik şiirler yazıyorsun. Yani ilk birkaç ay güzeldi ama artık biraz tuhaf olmaya başladı. Ben böyle depresif bir birliktelik yaşamak istemiyorum.”

Baki:

“Çelişkilerle dolusun ve ben sanatının, ikimizin arasına girdiğini hissediyorum. Bir yandan ‘Şeyhülislam olacağım,’ diyorsun, bir yandan böyle aşklı meşkli, şaraplı şiirler yazıyorsun. Benim ne yaptığını, ne istediğini bilen bir erkeğe ihtiyacım var. Ayrıca çok ukalasın. Bir insanın ilk kez karşılaştığı birine bile kendini ‘şairlerin sultanı’ olarak tanıtması için ne kadar megaloman olması gerekir? Bu hiç sağlıklı bir durum değil. İnsan ilişkilerin de bir tuhaf zaten. Neyse, bana daha kendini bilen, ağırbaşlı biri lazım.”

Nedim:

“Neden bilmem beni aldatıyormuşsun gibi hissediyorum. Bütün şiirlerinde bahsettiğin kadın ben olamam sonuçta, değil mi? Belki de ben evham yapıyorumdur.”

Şeyh Galip:

“Seni anlayamıyorum. Cidden. Ne dediğini anlamıyorum. Sürekli bir benzetmeler, böyle abartılı, garip çağrışımlar yapıyorsun, ne demek istediğini çözmem haftalar alıyor. Anlattığın hikâyeleri dinlemek keyifli, ona diyecek lafım yok tabii ama bana karşı yeterince açık olmadığını düşünüyorum. Bir ilişkide iletişim çok önemlidir, bunu söylememe gerek yok sanırım. Bence biz o basamağı atlayamadık. Birbirimizi anlayamıyoruz.”

*Mümtaz Ayaz

Advertisements