GAİPTEN SESLER

Şiir anlamla mı, yoksa sesle mi ilgilidir?

Bu deneyde Muhammed Safa Yaşar, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığı İsveççe bir şiiri, yalnızca kelimelerin ses değerlerinin uyandırdığı his ve çağrışımlarla çeviriyor. Bu “çağrışım çevirisi”, “gerçek” çeviriyle karşılaştırıldığında ise ortak konsept ve öğelerin yakalanmış olduğu görülüyor.

 

Der Underliga Havet

Sällsamma fiskar glida i djupen, okända blommor lysa på stranden;

jag har sett rött och gult och alla andra färger, —

men det granna, granna havet är farligast att se,

det gör en törstig och vaken för väntande äventyr:

vad som har hänt i sagan, skall hända även mig!

*Edith Södergran

 

Sonbaharın Ardından (Çağrışım Çevirisi)

Küçük dalgaları arasında kayboldum denizin,

Onun öfkesini kusmasını mı beklemeliyim;

Ya da bir şans daha mı vermeliyim güneşin hatırına,

Ona acımalıyım, acımalıyım kurumuş sonbahar yaprakları gibi,

Her gün yepyeni bir macerayla söylerler kırılgan gövdelerinden:

Yaralarıma ve gözlerime bakmayın, geceyi örtün üzerime!

*Muhammed Safa Yaşar

 

Garip Deniz (Hakiki Çeviri)

Akıl almaz balık tazeliği derinlerdeki,

Birdenbire parlayan çiçekler aydınlatır kıyıyı;

Kırmızıyı ve sarıyı, bilirim diğer renkleri de,

Ama deniz, o parlak ve renkli deniz, En tehlikeli şeydir ona bakmak.

Bu uyanan renk için hangi ad varsa Bu susuzluk, der ki,

Bu efsane gerçek olabilir, senin için bile

Advertisements