“SICAK KAFA” İÇİN BİR ABUKLAMA DENEMESİ

Düşüncenin uzay hali karanlık kaldığı sürece çimenler bir türlü kısalmaz. Rüzgarı hissetmemek için gemi üstüne gemi giyip üşüyorsunuz. O yüzden doğan köprülerin tenine rüzgar yerine kırağı batıyor. Köstebeklerin dikenleri ise ister inan ister inanma ama kırmızı. İsteyen tüylerini bile yalayabilir.

Gömleğinin içine atlet giymediğin zamanlarda bizi daha iyi anlayabilirsin. İçinden rüzgar geçecek çünkü ve bunu anlamak için saçlarını iki yandan toplayıp küfe batırman gerekecek. Çorabından kedileri temizledikten sonra ise sen de atlet giymeyi bırakabilirsin. Kış geldiğinde herkes karanlığı hissetmek istiyor. Senin de gömülmek istediğini anlıyorum ama ancak gemilerini çıkardığında belki havada yüzmeyi başarabilirsin. İllaki kırmızı olarak düşünme. O dediğin şey sandığın kadar büyük olmayabilir. Ama yine de ne zaman istersen bize tost yapmaya gelebilirsin. Sadece kendi bardağını tek ayak üstünde yıkaman gerekiyor.

Sanırım çim biçme makinesinin işlevini hala anlamadın. Diyorum ya, hepimizin rüzgarı hissetmesini sağlıyor ama önce atletini çıkarman lazım. Evet evet, tamam belki mavi olarak düşünebilirsin. Hayır, soğuk su değil, bunun konuyla alakası yok ama gece yatağının altında elma bulmaktan korktuğun zamanlarda gülmen gerektiği gibi yuvarlak bir tekerlekte yürürken kafa üstü konuma geldiği halde düşmeyen karıncanın eteğinde hayatta takla atmayı gerektirecek çok fazla şey var. İşte çim biçme makinesi bunlardan biri. Bu yüzden amuda kalkıp bütün harfleri güneşe dik bir konumda tutup silkelemelisin. Evet rüzgarın konuyla ilgisi olabilir zira yağmur yağmasa da uzay genişleyebiliyor.

sicak-kafa_kapak

Yine de karnı ağrıyanları aramıza almamaya ant içtik. Ne dersen de karnının ağrımadığı sürece aramıza katılamazsın. Buzun içerisinde bir süre durunca erimiyorsun bile ki bu çok garip. Yapmaya çalıştığımız tek şey dünyanın diğer ucundaki sudan çıkan pirenin kulaklarının kafasına çarptığını duyabilmek. Bunu o kadar çok istiyoruz ki senin gibilerden defter yapmayı göze aldık. Ama yine de bu sünepede senin gibi bir şemsiyenin ne yapabileceğinden pek emin değilim. Bir tane daha senden olsa sepetin içindeki tüm elmalar armudun kafasına düşecek. Boynuzlarının siyah olması bir şeyi değiştirmez; hâlâ fazlasıyla bukleli ve küçük.

Görmeye geldiğin kahvenin tasmasını sıyırıp ondan sapan yaptığımız için bize kızman çok saçma. Çünkü zaten her şey sarıydı. İstersen içimde takla atarken bunu çok daha iyi anlayabilirsin. Kahkaha atıyorum diye tüm deliklerimden dökülmeni ise hiç nazik bulmuyorum. Camın içinden çıkan yastıkların sert olup olmadığını ben nereden bilebilirdim?

Öğrenmek istiyorsan gerçekten de bir lama gibi üşümelisin. Dikenler battığında belki kırmızılıktan birkaç kısa yeşil çimen çıkabilir. Evet, belki o zaman… Ama onun dışında kulaklarının bir anlam ifade edebileceğini düşünmüyorum.

*Firdevs Ev

Advertisements