YARATININ SIFIR DERECESİ: YENİ DENEYSEL ETKİLEŞİMLER

Bir eserin ilhamını başka bir yapıttan, hatta disiplinden alması ne anlama gelir? Sanat dalları arasındaki geçirgenliğin sınırları nelerdir? Peki, bir metnin yaratım süreci nasıl gözlemlenir hâle getirilir?

İşte 18 Şubat Cumartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz deneyi ortaya çıkaran düşünce silsilesi tam olarak bu sorular etrafında şekillendi. Metne yeni görme biçimleriyle yaklaşmamıza olanak verecek ve yaratıcılığa ilişkin yeni dikkatler geliştirmemizi sağlayacak her türlü yazı ve oyun pratiğine düşkün olan medea, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirdiği Kurgu Nakli: Disiplinlerarası Bir Metin Deneyi etkinliğinde edebiyat ve resim gibi iki farklı disiplini bir araya getirerek yaratıcılığın hangi şartlar altında ortaya çıktığına ve sanatsal geçirgenliğin olanaklarına ilişkin oyunbaz bir sorgulamaya girişti.

Boğaziçi Üniversitesi’nde, bizi deneysel edebiyata duyulan ilgi konusunda umutlandıran, oldukça yüksek bir enerjiye sahip iki yüzün üzerinde bir seyirci topluluğu önünde gerçekleşen deney iki aşamada tamamlandı. Süre ve ilham faktörlerini birer değişken olarak kullandığımız bu deneyin ilk aşamasında Murat Palta, seyircilerle aynı anda, daha önce karşılaşmadığı kurgusal bir metni okuyarak kendisine verilen 35 dakikalık sürede bu metinden ilhamla doğaçlama bir illüstrasyon çizdi. Seçtiğimiz metin, Amerikalı yazar Alissa Nutting’in “Ceset Tiryakisi” adlı öyküsüydü. Morgda çalışan ve en büyük zevklerinden biri cesetlerin saçlarını tüttürerek onların anılarını edinmek olan Gizmo ile onun, kendisinden romantik anlamda hoşlanan ve Gizmo’nun bunu anlaması için ona saçlarını tüttürmesini teklif eden anlatıcı arkadaşı arasında geçen hikâye, mutlak bir sessizlikte Palta’nın kimilerimize minyatürü kimilerimize de Abidin Dino desenlerini çağrıştıran çizgilerine büründü. Üstelik yalnızca 25 dakika içinde!

img_5578

Deneyin ikinci aşamasında ise, Boğaziçi günlerini yâd ettikleri Orta Kantin’den çıkıp gelen Alper Canıgüz ve Afşin Kum, resme esin kaynağı olan metinden habersiz, kendilerine verilen 45 dakikalık sürede yalnızca Murat Palta’nın çiziminden yola çıkarak kaynak hikâyeye ulaşmaya çalıştılar. Bu kısıtlı sürede hem birbirleriyle, hem de hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadıkları bir metinden yola çıkarak meydana getirilmiş bir çizimle mücadeleye girişen yazarlar, seyircilere de tüm editöryel müdahalelerden arınmış bir yazı deneyimini canlı olarak gözlemleme imkânı sundular.

img_5623

Tüm bunların yanında yaratıları eşzamanlı olarak perdeye yansıtılan Alper Canıgüz, Afşin Kum ve Murat Palta, tekil çalışmaya dayalı üretim süreçlerinde ciddi bir seyirci baskısına da maruz kaldı.

Görsel ve yazınsal dilin birbiriyle sıkı bir diyaloğa girdiği Kurgu Nakli’nde seyirciler, bugüne kadar sonuç, yani ortaya çıkan ürün üzerinden metin ve yaratıcısıyla kurdukları etkileşimi bu kez sıfır noktasından, tüm sürece gözlemci dikkatiyle dâhil olarak kurmuş oldular. Disiplinlerarası aktarımın ve yaratıcılığın gözlemlenebilir boyutlarının deneyin temellerini oluşturduğu bu etkinlikte, farklı üretim süreçlerini kolektif olarak deneyimlemiş olduk.

Metni ve anlamı genleştiren bu kapsamlı oyuna katılan herkese çok teşekkürler!

img_5565

Advertisements